19 Temmuz 2012 Perşembe

3.gün, 15 Temmuz 2012

Bugün, dün Zeynep'in Opera Nationale de Garnier'nin içini gezememesi nedeniyle tekrar opera binasına geliyoruz. Ancak bir film çekimi olması nedeniyle opera gene kapalı. Zeynep'e yarın mutlaka geleceğimiz sözünü vererek bu sefer gene dün bulamadığımız Harry's bar'a doğru yöneliyoruz. Rehberimiz Neşe olunca Harry's bar da çabucak bulunuyor. Meğer dün Zeyneple Opera Caddesinde yürürken ilk ışıklarda sağa baksaymışız görecekmişiz. Neyse, biz de başka yerler keşfettik. Bar dışarıdan şöyle gözüküyor. Bu bar Midnight in Paris filmindeki bar. Ernest Hemingway ile Scott Fitzgerald burasının müdavimi imiş.

Harry's Bar

İçeriye girince tam filmlik bir barmen ve yaşlı bir adam barda oturuyor. İçerisi ise şöyle

Harry's Bar'ın içi



Biz de bara oturuyoruz. Neşe ile birer bira söylüyoruz. Çok geçmeden Neşe yaşlı adamla sohbete başlıyor. Adam Kaliforniyalı, Neşe barı aradığımızı anlatıp, Santa Barbara'da Left at Albuquerque diye bir bar olduğunu söylüyor. Yaşlı adam sahiplerini tanıdığını söylüyor.Tesadüfe bak. Derken barmen Türkiye'yi bildiğini anlatıyor.



Bar'da çok oyalanmayıp Comedie Français'e doğru gidiyoruz. Burası da Zeynep'in gözde mekanlarından birisi. Önceki gün dışarıdan seyretmekle yetinmiştik. Bu sefer içine giriyoruz. Aşağıda Comedie Français'den görüntüler var.
Comedis Français
Comedie Français'in şık fuayesi




Burasının da öndeki hediyelik eşyacısında bir müddet gezindikten sonra, Louvre'a doğru yürümeye başlıyoruz. Birazdan karşımızda cam piramid. Fakat Louvre'un önünde uzun bir kuyruk var. Yalnız size bir tüyo biletini önceden internetten alanlar, hemen başka bir kapıdan giriyorlar. Louvre'un önünde Toulliers bahçeleri var. Bir müddet Louvre'un önünde gezip fotoğraflar çekiyoruz.


Louvre

Aradan çok güzel heykeller gözüküyor ama dışarıdan bakmakla yetiniyoruz.





Buradan Toulliers bahçelerini yürüyerek Musee D'Orsay'a gidiyoruz. Burada da muhteşem resimler var. Ama gene aynı. Önünde uzun bir kuyruk var. 

Louvre'dan Toulliers bahçelerine geçiş

Toulliers bahçeleri de çok güzel





Oradan Grand Palais ve Petit Palais'ye geçip oraları görüyoruz.

Peitte Palais

Grand Palais

 Oradan da Pl.Clemenceau geçip metro'ya binerek, Charles De Gaulle -Etoile'e gidiyoruz.Yine çok bilinen bir Paris manzarası.










 Artık karnımızın çok acıktığını farkedip kendimize yemek yemek için güzel bir yer seçiyoruz. Burası, Şanzelize'de  Chez Clement diye bir restorant.




Yukarıda gördüğünüz. Antre olarak yediğimiz Escargot'nun son hali. Escargot yani sümüklü böcek. Hayatımda ilk kez yedim ve çok lezzetliydi. Tabi yanında güzel bir beyaz şarap. Yemekten sonra kalkıp Şanzelize'de o mağaza senin bu mağaza benim derken Disney'den Cem'e bir örümcek adam t-shirt'ü alıp caddenin sonundaki Abercrombie mağazasına kadar gittik. Zeynep mağazanın kapalı olduğunu öğrenince çok üzülüyor. Ona buraya da yarın bir defa daha geleceğimiz sözünü vererek Franklin Roosvelt metro durağından eve gidiyoruz. Bir gün önce çok yorgun olduğumuzdan bugün eve erken gidip dinlenme niyetindeyiz. Akşam yemeği alışverişi mahallemizde kısa bir tur derken saat de zaten sekizi buluyor. Bütün gün gene yürüdüğümüzden zaten katmerli yorgunuz. 





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder